Curling: Buzun satrancı olarak bilinen olimpik kış sporu
Kış Olimpiyatları her başladığında televizyon ekranlarında sıra dışı bir görüntüyle karşılaşırız: Buz üzerinde büyük bir taşı kaydıran, ardından çılgınca fırça sallayan sporcular. Bu spor, curlingdir. “Buzun satrancı” olarak da bilinen curling, stratejik derinliği, takım uyumu gerektiren yapısı ve kendine özgü centilmenlik geleneğiyle dünyanın en ilginç ve en eski spor dallarından biridir.
Bu rehberde curlingin ne olduğunu, nasıl oynandığını, kurallarını, tarihçesini, stratejik inceliklerini ve 2026 Milano Cortina Kış Olimpiyatları’ndaki son durumu detaylı şekilde ele alacağız.
Curling, buz pistinde iki takım arasında oynanan, stratejiye dayalı bir kış sporudur. Oyunun temel amacı, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki granit taşları buz üzerinde kaydırarak, pistin sonundaki hedef daireye (house) mümkün olduğunca yakın yerleştirmektir.
Her takım 4 oyuncudan oluşur ve oyuncular sırayla taşlarını atar. Atılan taşların hızını ve yönünü kontrol etmek için takım arkadaşları özel fırçalarla buzun yüzeyini süpürür. Bu süpürme hareketi, taşın hem hızını hem de kıvrılma miktarını değiştirebilir.
Curlingi diğer sporlardan ayıran en önemli özellik, fiziksel güç kadar zihinsel planlamanın ve takım içi iletişimin belirleyici olmasıdır. Bir hamle yaparken birkaç hamle sonrasını düşünmek gerektiği için bu spor sıklıkla satranç ile karşılaştırılır.
Curlingin kökenleri 16. yüzyıl İskoçya’sına dayanır. Donmuş göl ve nehirlerde oynanan bu oyun, bilinen en eski kış sporlarından biridir. Renfrewshire’deki Paisley Manastırı yakınlarında buz üzerinde taşlarla 1541 yılında yapılmış bir yarışmaya dair yazılı kayıtlar bulunmaktadır.
İlk dönemlerde düz, doğal taşlar kullanılırken, zamanla standart granit taşlara geçilmiştir. Sporun organize bir yapıya kavuşması ise 1838 yılında İskoçya’da kurulan Royal Caledonian Curling Club ile olmuştur. Bu kulüp, bugün hala curlingin “ana kulübü” olarak kabul edilir.
Curling 1924 Chamonix Kış Olimpiyatları’nda ilk kez yer almış, ardından 1932 Lake Placid, 1988 Calgary ve 1992 Albertville’de gösteri sporu olarak sahne almıştır. Resmi olimpiyat programına dahil edilmesi ise 1998 Nagano Kış Olimpiyatları’nda gerçekleşmiştir. O tarihten bu yana her Kış Olimpiyatları’nın vazgeçilmez branşlarından biri haline gelmiştir.
Bugün curling en çok Kanada, İskoçya, İsveç, Norveç, İsviçre ve Japonya’da yaygın olarak oynanmaktadır. Kanada, curling sporunun dünya genelindeki merkezi kabul edilir ve ülkede 1 milyondan fazla aktif oyuncu bulunmaktadır.
Türkiye’de ise curling, 2011 Erzurum Kış Universiade Oyunları sonrasında daha fazla tanınmaya başlamıştır. Erzurum’da kurulan modern curling tesisleri, Türkiye’de bu sporun gelişimine önemli katkı sağlamıştır.
Curling sahası, “sheet” olarak adlandırılan dikdörtgen şeklinde bir buz pistidir. Aşağıdaki diyagramda sahanın tüm bölümlerini ve ölçülerini görebilirsiniz:
Sahanın temel ölçüleri ve bölümleri şöyledir:
Saha uzunluğu yaklaşık 45,72 metre (150 feet), genişliği ise yaklaşık 5,03 metredir. Pistin her iki ucunda “house” (ev) adı verilen, iç içe geçmiş dört daireden oluşan hedef alanlar bulunur. Bu dairelerin en dış çemberinin çapı 3,66 metredir (12 foot ring). İçteki halkalar sırasıyla 8 foot ve 4 foot çapındadır. Dairelerin tam merkezinde ise “button” adı verilen ve puanlamanın referans noktası olan küçük bir merkez bulunur.
Pistte ayrıca şu önemli çizgiler ve bölgeler yer alır:
Hog Line: Oyuncuların taşı bırakmak zorunda oldukları çizgidir. Oyuncu bu çizgiyi geçmeden taşı serbest bırakmalıdır. Ayrıca atılan taşın karşı taraftaki hog line’ı geçmesi gerekir; aksi halde taş oyundan çıkarılır.
Tee Line: House’un tam ortasından geçen çizgidir. Button bu çizgi üzerinde yer alır. Süpürme kuralları açısından da önemli bir sınır çizgisidir.
Back Line: House’un arkasındaki sınır çizgisidir. Bu çizgiyi tamamen geçen taşlar oyundan çıkarılır.
Hack: Oyuncuların taşı atarken ayaklarını dayayarak güç aldıkları sabit bloktur. Pistin her iki ucunda bulunur.
Free Guard Zone: Tee line ile hog line arasında kalan, house’un dışındaki bölgedir. Oyunun ilk atışlarında bu bölgedeki taşların korunmasıyla ilgili özel kurallar geçerlidir (ayrıntılar Kurallar bölümünde).
Curling buzu düz değildir. Buz yüzeyine su damlatılarak “pebble” (çakıl) adı verilen küçük kabarcıklar oluşturulur. Bu kabarcıklar, taşın buzla temas yüzeyini azaltarak sürtünmeyi düşürür ve taşın curl (kıvrılma) hareketini mümkün kılar.
Curling taşları, İskoçya’nın Ailsa Craig adasından çıkarılan özel “Ailsite” granitinden üretilir. Bu granit türü, su emme kapasitesi son derece düşük olduğu için donma-erime döngülerinden kaynaklanan aşınmaya karşı dayanıklıdır ve buzda tutarlı bir şekilde kayar.
Her taşın ağırlığı yaklaşık 19,96 kilogramdır. Taşın alt yüzeyi düz değil, konkav (içbükey) şeklindedir. Bu nedenle buzla temas eden yüzey sadece konkav tabanın en alt 6-12 mm’lik bölümüdür. Bu dar temas yüzeyi, taşın buz üzerindeki pebble tabakasıyla etkileşimini sağlar ve kıvrılma hareketine katkıda bulunur.
Taşın üst kısmında kavrama sapı (handle) bulunur ve bu sap, taşa saat yönünde veya saat yönünün tersine dönme hareketi vermek için kullanılır. Her takımın kendine ait 8 taşı vardır ve taşlar genellikle kırmızı ve sarı gibi farklı renklerle ayırt edilir.
Curling süpürgeleri, buzun yüzeyini süpürmek için kullanılan özel ekipmanlardır. Modern curlingde geleneksel süpürgeler yerini karbon fiber saplı, kumaş başlıklı fırçalara bırakmıştır.
Süpürme işlemi, buzun yüzey sıcaklığını hafifçe artırarak ince bir su tabakası oluşturur. Bu su tabakası taşın sürtünmesini azaltır ve iki önemli etki yaratır: Taşın daha uzağa gitmesini sağlar ve taşın kıvrılma (curl) miktarını azaltarak daha düz bir çizgide ilerlemesine yardımcı olur. Deneyimli süpürücüler, bir taşın mesafesini 3-5 metre kadar artırabilir.
Curling ayakkabıları asimetrik tabanlara sahiptir. Kaydırıcı ayakkabının tabanı kaygan malzemeden (teflon veya paslanmaz çelik) yapılıyken, diğer ayakkabının tabanı buzda tutunmayı sağlayan kauçuk tabanlıdır. Kaygan taban, oyuncunun taşı atarken kayma (sliding delivery) hareketini kolaylaştırır. Oyuncu atış yapmadığı zamanlarda kaygan tabanın üzerine “antislider” takarak normal yürüyebilir.
Her curling takımı 4 oyuncudan oluşur ve her oyuncunun belirli bir rolü vardır:
Lead (Birinci Oyuncu): Her end’de ilk iki taşı atar. Aynı zamanda diğer takım arkadaşlarının taşlarını süpürme görevini üstlenir. Lead, oyunun temelini kurar ve ilerleyen hamleler için sahayı hazırlar. Genellikle guard (koruma) taşlarını yerleştirmekten sorumludur.
Second (İkinci Oyuncu): Üçüncü ve dördüncü taşları atar. Lead gibi süpürme görevini de paylaşır. Second, genellikle rakip taşları savunmak veya çıkarmak için kritik atışlar yapar. Güçlü takeout (çıkarma) atışlarına sahip oyuncular bu pozisyonda tercih edilir.
Third (Üçüncü Oyuncu / Vice-Skip): Beşinci ve altıncı taşları atar. Skip house’da pozisyon alırken, third süpürme koordinasyonunu yönetir. Skip’in taşlarını attığı sırada ise house’da yönlendirme görevini üstlenir. Ayrıca end sonunda puanlama için rakip vice-skip ile birlikte ölçüm yapar.
Skip (Kaptan): Takımın stratejistir. Son iki taşı atar ve oyun boyunca house’da durarak takım arkadaşlarına yön verir. Skip, her hamlenin stratejisini belirler, süpürme komutlarını verir ve oyun planını yönetir. En deneyimli ve en yetenekli oyuncu genellikle skip pozisyonunda yer alır. Skip’in stratejik zekası, maçın sonucunu doğrudan etkiler.
Bir curling maçı, “end” adı verilen rauntlardan oluşur. Profesyonel ve olimpiyat maçlarında genellikle 10 end oynanır. Her end’de her iki takım toplam 8’er taş atar, yani bir end’de piste toplam 16 taş gönderilir.
Taşlar sırayla atılır: Önce bir takımın lead oyuncusu, ardından diğer takımın lead oyuncusu atar. Bu şekilde dönüşümlü olarak devam edilir ve end’in son taşlarını skipler atar.
Her end’in sonunda, house’a en yakın taşı olan takım puan kazanır. Puanlama sistemi, curlingin en kritik mekaniklerinden biridir.
Maç süresi açısından her takıma toplam 73 dakika “thinking time” (düşünme süresi) verilir. Ayrıca her takımın maç boyunca 1 adet mola hakkı bulunur. Berabere biten maçlarda, eşitlik bozulana kadar ekstra end’ler oynanır.
Taş atma (delivery), curlingin en teknik unsurudur ve birkaç aşamadan oluşur:
İlk olarak oyuncu hack’e ayağını dayar ve taşı kavrar. Ardından kısa bir geri çekilme (backswing) hareketi yaparak momentum oluşturur. Sonrasında kontrollü bir ileri kayma hareketiyle, vücudunu neredeyse buz seviyesine indirerek taşı bırakır. Bırakma anında taşa saat yönünde (in-turn) veya saat yönünün tersine (out-turn) hafif bir dönüş verilir.
Bu dönüş, taşın buz üzerinde “curl” adı verilen kıvrılma hareketini yapmasını sağlar. Sporun adı da zaten bu kıvrılma hareketinden gelir: İngilizce “curl” kelimesi “kıvırmak” anlamına gelir.
Puanlama, her end’in sonunda yapılır. Sistemi anlamak için aşağıdaki diyagramı inceleyebilirsiniz:
Puanlama kuralları şu şekilde işler: House’un merkezine (button) en yakın taşa sahip olan takım o end’i kazanır. Kazanan takım, rakibin en yakın taşından daha içeride kalan her taşı için 1 puan alır. Her end’de yalnızca bir takım puan alabilir.
Örnek vermek gerekirse: Eğer bir takımın iki taşı, rakibin en yakın taşından daha merkeze yakınsa, o takım 2 puan kazanır. Eğer hiçbir taşınız house içinde değilse veya rakibin taşı sizinkinden daha yakınsa, o end’de puan alamazsınız.
Taşların merkeze yakınlığı konusunda anlaşmazlık olduğunda, hakem özel ölçüm araçlarıyla mesafeleri belirler.
Bu puanlama sistemi, curlingi son derece stratejik kılar. Bazen bir end’de çok puan almak yerine, rakibe sadece 1 puan verdirip sonraki end’de “hammer” (son taş atma hakkı) avantajını korumak daha mantıklı olabilir.
Curlingde her end’de son taşı atan takım önemli bir avantaja sahiptir çünkü son hamleyi yapma şansı elde eder. Bu avantaja “hammer” denir. Maçın başında hammer, yazı-tura veya özel bir atışla belirlenir.
Sonraki end’lerde ise bir önceki end’de puan alan takım hammer’ı kaybeder; puan alamayan takım hammer’ı alır. Eğer bir end’de hiçbir takım puan almazsa (blank end), hammer önceki sahibinde kalır.
Bu nedenle bazı takımlar kasıtlı olarak blank end oynayarak hammer’ı korumayı tercih eder. Bu, curlingin en önemli stratejik kararlarından biridir.
Modern curlingin en önemli kurallarından biri Free Guard Zone (Serbest Guard Bölgesi) kuralıdır. Bu kurala göre her end’in ilk beş taşı atılana kadar, Free Guard Zone’daki taşlar pistten çıkarılamaz.
Bu kural, oyunun daha açık ve heyecanlı geçmesini sağlamak için getirilmiştir. Bu kural olmadan, güçlü atışlarla rakibin tüm taşlarını sürekli pist dışına çıkarmak mümkün olurdu ve oyun monotonlaşırdı. Kural ihlal edildiğinde, çıkarılan taş eski yerine konulur ve atılan taş oyundan çıkarılır.
Yalnızca taşı atan takımın oyuncuları, taşı tee line’a kadar süpürebilir. Tee line’dan sonra ise savunma yapan takımın skip’i veya vice-skip’i de süpürme hakkına sahiptir, ancak yalnızca bir oyuncu süpürebilir. Bu kural, özellikle taşın house içindeki son pozisyonunu etkilemek için kritiktir.
Hog line’ı geçemeyen taşlar (karşı taraftaki hog line’a ulaşamayan) otomatik olarak oyundan çıkarılır. Back line’ı tamamen geçen taşlar da aynı şekilde oyun dışı kalır. Bir taş oyun sırasında kırılırsa, takımlar “Curling Ruhu” çerçevesinde taşın nerede olması gerektiğine karar verirler; anlaşamazlarsa end baştan oynanır.
Curlingin “buzun satrancı” olarak adlandırılmasının sebebi, derin stratejik yapısıdır. Aşağıdaki diyagramda dört temel atış türünü ve bunların stratejik amaçlarını görebilirsiniz:
Guard (Koruma) Atışı: Taşları house’un önüne yerleştirerek, arkadaki kendi taşlarınızı rakibin atışlarından korursunuz. Özellikle hammer’a sahip olmayan takımlar, bu stratejiyi sıklıkla kullanır. İyi yerleştirilmiş guard taşları, rakibin draw veya takeout seçeneklerini ciddi şekilde kısıtlar.
Draw (Çekme) Atışı: Taşı house içine yumuşak bir şekilde yerleştirme atışıdır. Hassas kontrol gerektirir ve genellikle puan almak için kullanılır. Draw atışları, taşın curl hareketinden en çok etkilenen atışlardır ve buzun durumuna göre sürekli ayarlama gerektirir.
Takeout (Çıkarma) Atışı: Rakibin taşını pistten çıkarmak için yapılan güçlü atıştır. Savunma amaçlı veya rakibin puan pozisyonunu bozmak için kullanılır. İyi bir takeout atışında, kendi taşınızın da house içinde kalmasını sağlamak (hit and stay) ekstra avantaj kazandırır.
Freeze (Dondurma) Atışı: Taşınızı rakibin taşının hemen önüne, neredeyse temas edecek şekilde yerleştirmektir. Bu, curlingin en zor atışlarından biridir ve rakibin o taşı çıkarmasını çok zorlaştırır. Başarılı bir freeze pozisyonunda, rakip takeout yapmaya çalıştığında kendi taşını da kaybetme riski taşır.
Peel (Sıyırma): Bir guard taşını çıkarırken kendi taşınızın da pistten çıkmasını sağlayan atıştır. Temiz bir saha bırakmak istediğinizde tercih edilir. Özellikle puan farkı açıkken savunma yapan takımlar bu stratejiyi kullanır.
Raise (Yükseltme): Kendi taşınıza çarparak onu daha iyi bir pozisyona, genellikle house’un merkezine doğru itmektir. Direkt draw atışı yapılamayacak durumlarda alternatif bir yol sunar.
Double Takeout (Çift Çıkarma): Tek bir atışla rakibin iki taşını birden pistten çıkarmaktır. Maçın seyrini değiştirebilecek spektaküler bir hamledir.
Blank End Stratejisi: Hammer’a sahipken kasıtlı olarak puan almaktan kaçınarak, sonraki end’de de hammer avantajını korumaktır. Özellikle maçın son bölümlerinde, büyük bir end (çoklu puan) için hammer’ı saklama taktiği çok yaygındır. Birçok maçta, son end’de hammer’a sahip olma, galibiyetin anahtarıdır.
Curlingi tüm diğer sporlardan ayıran benzersiz bir gelenek vardır: Curling Ruhu. Dünya Curling Federasyonu’nun (WCF) resmi kural kitabının ilk sayfasında yer alan bu kavram, curlingin sadece bir spor değil, aynı zamanda bir centilmenlik geleneği olduğunu vurgular.
Curling Ruhu’na göre oyuncular asla bilinçli olarak kuralları ihlal etmez. Eğer farkında olmadan bir kural ihlali yaparlarsa, bunu ilk dile getiren kendileri olur. Rakip hata yaptığında veya puan kaybettiğinde sevinmek, curling kültüründe hoş karşılanmaz. Aksine, rakibin iyi bir atışını takdir etmek ve tebrik etmek beklenir.
Maç sonrasında kazanan takım, mütevazı bir sevinç sergiler. Özellikle Kuzey Amerika geleneğinde, kazanan takımın kaybeden takıma içki ısmarlaması yaygın bir adettir. Bu gelenek, rekabetin sportmenlik çerçevesinde kalmasını sağlar.
Curling hakemlerinin diğer sporlara kıyasla çok daha az müdahale etmesi de bu centilmenlik kültürünün bir yansımasıdır. Birçok kararı oyuncuların kendisi, karşılıklı mutabakat ile alır. Bu özellik, curlingi dünya genelinde “en centilmen spor” unvanına sahip kılar.
2018 Pyeongchang Olimpiyatları’ndan itibaren olimpiyat programına eklenen karışık çiftler, curlingin en hızlı tempolu ve en çok aksiyon içeren formatıdır. Klasik curling ile karışık çiftler arasındaki farkları aşağıdaki tabloda görebilirsiniz:
| Özellik | Klasik Curling | Karışık Çiftler |
|---|---|---|
| Takım Boyutu | 4 oyuncu + 1 yedek | 2 oyuncu (1 kadın + 1 erkek) |
| End Sayısı | 10 end | 8 end |
| End Başına Taş | Takım başına 8 (toplam 16) | Takım başına 5 (toplam 10) |
| Önceden Yerleşim | Yok | Her end başında 1 taş house’da + 1 guard yerleşik |
| Maç Süresi | ~2,5 saat | ~1,5 saat |
| Power Play | Yok | Maç başına 1 kez (taşları kenara kaydırma hakkı) |
| Olimpiyat’ta İlk | 1998 Nagano | 2018 Pyeongchang |
Karışık çiftlerde her end başında her iki takımın birer taşı otomatik olarak sahaya yerleştirilir (biri house içinde, biri guard pozisyonunda). Bu, oyunun ilk atıştan itibaren aksiyonla dolu olmasını sağlar.
“Power Play” ise karışık çiftlere özgü heyecan verici bir kuraldır. Her takım maç boyunca bir kez bu hakkı kullanabilir ve önceden yerleştirilen taşların konumunu merkezden kenara kaydırabilir. Bu, farklı açılardan atış fırsatı yaratarak oyunun dinamiğini tamamen değiştirir.
2026 Milano Cortina Kış Olimpiyatları’nda curling müsabakaları, tarihi Cortina d’Ampezzo’daki Cortina Olimpik Buz Stadyumu’nda gerçekleştirilmektedir. Bu stadyum, 1956 Kış Olimpiyatları’ndan bu yana aktif olarak kullanılan köklü bir mekan olma özelliği taşır.
Curling, olimpiyatların ilk günü olan 4 Şubat’ta karışık çiftler maçlarıyla başlayarak, oyunların son günü 22 Şubat’a kadar her gün müsabaka programında yer alan tek spor dalıdır.
2026 Milano Cortina’da karışık çiftler curling turnuvası büyük heyecana sahne olmuştur:
Altın Madalya: İsveç – Isabella Wranaa ve Rasmus Wranaa kardeşler, finalde ABD’yi 6-5 yenerek İsveç’e karışık çiftlerde ilk olimpiyat altın madalyasını kazandırmıştır. Son end’de 5-4 geride olan İsveç, Isabella Wranaa’nın son taştaki takeout atışıyla 2 puan alarak nefes kesen bir geri dönüş yapmıştır. Rasmus Wranaa, 2018 gümüş ve 2022 altın madalyalarının ardından üçüncü olimpiyat madalyasını kazanmıştır.
Gümüş Madalya: ABD – Korey Dropkin ve Cory Thiesse ikilisi, ABD’nin karışık çiftlerdeki ilk olimpiyat madalyasını kazanmıştır. Thiesse, ABD kadın curling tarihinde olimpiyat madalyası kazanan ilk sporcu olmuştur.
Bronz Madalya: İtalya – Stefania Constantini ve Amos Mosaner, ev sahibi İtalya’ya bronz madalya kazandırarak 2022 Pekin’deki altın madalyalarının ardından ikinci olimpiyat madalyalarını almıştır.
Erkekler curling turnuvası 11 Şubat’ta, kadınlar turnuvası ise 12 Şubat’ta başlamıştır. Her iki kategoride de 10 ülke mücadele etmektedir. İlk maç sonuçlarına göre Kanada, İsveç, ABD ve Büyük Britanya güçlü başlangıçlar yapmıştır. Madalya maçları Şubat sonuna kadar devam edecektir.
Olimpiyat tarihinde en başarılı curling ülkesi olan Kanada, toplam 11 madalya (6 altın, 3 gümüş, 2 bronz) ile zirvede yer almaktadır. İsveç 9 madalya ile ikinci, Büyük Britanya ise 4 madalya ile üçüncü sıradadır.
Türkiye’de curling nispeten yeni bir spor dalıdır ancak son yıllarda ciddi gelişme kaydetmiştir. 2011 Erzurum Kış Universiade Oyunları, Türkiye’de curling altyapısının güçlenmesi için bir milat olmuştur. Erzurum’da bu organizasyon için inşa edilen modern curling tesisleri, Türk curling takımlarının gelişimine zemin hazırlamıştır.
Türkiye Curling Federasyonu, ülke genelinde bu sporun yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütmekte ve genç sporcuların yetiştirilmesi için altyapı programları düzenlemektedir. Türk curling milli takımları, uluslararası arenada deneyim kazanmaya devam etmektedir.
Erzurum dışında bazı büyük şehirlerdeki buz pisti tesislerinde de curling etkinlikleri düzenlenmektedir. Floor curling (salon curlingi) ise buz pisti gerektirmeden oynanabilen bir versiyon olarak Türkiye’de yaygınlaşma potansiyeli taşımaktadır.
Curlingi izlerken veya oynarken sıkça karşılaşacağınız başlıca terimler:
| Terim | Açıklama |
|---|---|
| Sheet | Curling sahasının buz pisti |
| House (Ev) | Pistin her iki ucundaki, iç içe geçmiş dairelerden oluşan hedef alan |
| Button | House’un tam merkez noktası |
| End | Bir raunt; her iki takımın tüm taşlarını attığı bir tur |
| Hammer (Çekiç) | Bir end’de son taşı atma hakkı |
| Hog Line | Taşın bırakılması gereken sınır çizgisi |
| Tee Line | House’un ortasından geçen çizgi |
| Back Line | House’un arkasındaki sınır çizgisi |
| Hack | Atış yaparken ayağın dayandığı sabit blok |
| Delivery | Taşı buz üzerinde kaydırarak atma hareketi |
| Curl | Taşın buz üzerinde dönerek kıvrılması |
| In-turn | Saat yönünde curl hareketi |
| Out-turn | Saat yönünün tersine curl hareketi |
| Sweeping | Taşın önündeki buzu fırçalama/süpürme hareketi |
| Pebble | Buz yüzeyine damlatılan su kabarcıkları |
| Guard | House önüne koruma amaçlı yerleştirilen taş |
| Takeout | Rakibin taşını pistten çıkarma atışı |
| Draw | Taşı house içine nazikçe yerleştirme atışı |
| Freeze | Taşı rakibin taşına temas edecek kadar yakın bırakma |
| Peel | Guard taşını çıkarırken kendi taşının da çıkmasını sağlayan atış |
| Raise | Kendi taşına çarparak onu daha iyi pozisyona itme |
| Double Takeout | Tek atışla rakibin iki taşını birden çıkarma |
| Blank End | Hiçbir takımın puan almadığı end |
| Skip | Takım kaptanı ve strateji belirleyici |
| Vice-Skip | Skip’in yardımcısı (Third pozisyonu) |
| Lead | İlk iki taşı atan oyuncu |
| Second | Üçüncü ve dördüncü taşları atan oyuncu |
| Power Play | Karışık çiftlerde taş konumlarını kenara kaydırma hakkı |
| Thinking Time | Takıma verilen toplam düşünme süresi |
| Slider | Ayakkabıdaki kaygan taban |
| Antislider | Kaygan tabanın üzerine takılan kaymaz parça |
Curling kaç kişi ile oynanır? Klasik curling 4 kişilik takımlarla oynanır. Karışık çiftler (mixed doubles) formatında ise 2 kişi (1 erkek, 1 kadın) ile oynanır. Ayrıca takımlarda 1 yedek oyuncu bulunabilir.
Curling maçı ne kadar sürer? 10 end’lik bir klasik maç genellikle 2 ila 2,5 saat sürer. Karışık çiftlerde maçlar 8 end üzerinden oynanır ve yaklaşık 1,5 saat sürer. Her takıma ayrıca 73 dakika düşünme süresi ve 1 mola hakkı verilir.
Neden süpürüyorlar? Süpürme, buzun yüzeyindeki sürtünmeyi azaltarak taşın daha uzağa gitmesini sağlar. Ayrıca taşın kıvrılma (curl) miktarını da kontrol etmeye yardımcı olur. Süpürme sırasında fırçanın yarattığı ısı buzda ince bir su tabakası oluşturur ve bu tabaka taşın kayma mesafesini 3-5 metre kadar artırabilir.
Curling taşları neden bu kadar özel? Curling taşları İskoçya’nın Ailsa Craig adasından çıkarılan özel “Ailsite” granitinden üretilir. Bu granit su emmez, buzda tutarlı kayar ve donma-erime döngülerinden etkilenmez. Bir set curling taşı (16 adet) binlerce dolara mal olabilir ve düzgün bakımla onlarca yıl kullanılabilir.
Curling bir olimpiyat sporu mudur? Evet. Curling ilk olarak 1924’te olimpiyat programında yer almış, resmi olarak 1998 Nagano’dan bu yana her Kış Olimpiyatları’nda mücadele edilen bir branştır. Erkekler, kadınlar ve karışık çiftler olmak üzere üç kategoride madalya dağıtılmaktadır.
Curling Türkiye’de nerede yapılabilir? Türkiye’de curling yapabileceğiniz başlıca tesisler Erzurum’da bulunmaktadır. 2011 Universiade Oyunları için inşa edilen modern curling sahaları hala aktif olarak kullanılmaktadır. Bazı büyük şehirlerdeki buz pisti tesislerinde de curling etkinlikleri düzenlenmektedir. Floor curling (salon curlingi) ise buz pisti gerektirmeden oynanabilen bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.
Curling neden “buzun satrancı” olarak adlandırılıyor? Curling, bir hamle yaparken birkaç hamle sonrasını düşünmeyi gerektiren derin bir stratejik yapıya sahiptir. Takım kaptanı (skip), rakibin olası hamlelerini önceden tahmin ederek pozisyon kurar, savunma veya hücum stratejileri belirler. Taşların konumu sürekli değiştiği için oyun boyunca strateji dinamik olarak güncellenir. Bu özellikleriyle curling, buz üzerinde oynanan bir satranç partisine benzetilir.
Karışık çiftler nedir, klasik curlingden farkı nedir? Karışık çiftler (mixed doubles), 1 kadın ve 1 erkek oyuncudan oluşan 2 kişilik takımlarla oynanan curling formatıdır. 8 end üzerinden oynanır, her end başında taşlar önceden yerleştirilir ve “Power Play” gibi özel kurallar içerir. Daha kısa sürede daha fazla aksiyon sunan bu format, 2018’den bu yana olimpiyat programındadır.
Bu rehber, 2026 Milano Cortina Kış Olimpiyatları döneminde güncellenmiştir. Curling ve diğer kış sporları hakkında daha fazla içerik için sitemizi takip etmeye devam edin.
Beşiktaş Fenerbahçe derbi 7 Aralık 19:00'da oynanacak. DaVegas, derbiye yakışır şekilde mükemmel bir yolculuk yaşatmaya…
Avrupa’nın önemli liglerini ve Süper Lig'i canlı olarak takip etmek için sen de DaVegas tv…
EURO 2024 bonus kampanyaları ile birlikte turnuvayı çok daha özel hale getirmeye hazırlanan DaVegas, turnuva…
DaVegas Mobil Giriş seçeneği ile birlikte kullanıcılarına eşsiz bir deneyim sunmaktadır. Bu sayede üyeler zorluk…
Popüler oyunlara ev sahipliği yapan ve gelişmişlik seviyesi ile birlikte faaliyetlerini zirveye taşıyan marka, yeni…
Davegas canlı bahis heyecanını sizler de bire bir yaşayabilir ve sektörün en büyük ismi ile…